Karabük İl Müftülüğü tarafından Kutlu Doğum Haftası kapsamında Yenişehir
Kültür Merkezinde Hz. Peygamber ve İnsan Onuru temalı program
düzenlendi. Programa; Karabük Valisi İzzettin Küçük, Belediye Başkanı
Rafet Vergili, Emniyet Müdürü Oktay Keskin, Karabük Üniversitesi Rektörü
Prof. Dr. Burhanettin Uysal, Karabük POMEM Müdürü Orhan Karademir,
Karabük İl Müftüsü Halil Bektaş, daire müdürleri, müftülük personeli ve
çok sayıda vatandaş katıldı. Program İstiklal Marşı ardından Kuran-ı
Kerim okunması ile başladı. Programda açılış konuşması yapan Karabük İl
Müftüsü Halil Bektaş, Allah insanı mükerrem olarak yaratmıştır. Dünyada
olan her şeyi de bu mükerrem kıldığı insanın emrine ölçü içerisinde
kullanmak üzere amade kılmıştır. Dünyada insanın var oluş gayesi Allah
katında saygınlığını korumak hem de diğer insanların onurunu,
kerametini, saygınlığını korumaktır. Dinin hedefi de budur. Dinin
insanları dünya ve ahrette huzur ve mutluluğa ulaştıran ilahi
prensiplerinin bir tanesi de insanın onuru, şahsiyetini, dinini
korumaktır. Kutlu Doğum Haftası nedeniyle mahallelerimizde,
okullarımızda ve diğer yerlerde çeşitli etkinliklerimiz olacaktır. Ben
bu etkinliklerde emeği geçen arkadaşlarımı kutluyorum dedi.
Karabük Valisi İzzettin Küçük de, Peygamber sevgisinin çok ayrı bir
sevgi olduğunu belirterek, Pek çok insanın hayatını okuyoruz, pek çok
kitapları karıştırıyoruz. Ama kendi şahsım için söylüyorum, en
beğendiğim kitabı 2-3 kere okuduğumuz zaman kitabı kenarı atıyoruz.
Sıkılıyorsunuz Öğreneceğim şeyi öğrendim, daha fazlasına gerek
diyorsunuz. Ama iki şey var, hakikaten sıkmıyor, okudukça açıyor
okudukça mutluluk veriyor Kuran-ı Kerim ve Peygamber Efendimizin
hayatı. Peygamberimiz ile ilgili toplantılar yapılması, bizlerde onların
hayatını evlerde kitaplarda okuyoruz, hiç bıkıyor muyuz? Ya öğrendik
işçe, ne gerek var bir daha? öyle değil, okudukça yeni şeyler
öğreniyoruz. Ebedi gençliğin, tazeliğin gerçek kaynağı Yüce Allah ve
onun Peygamberi, onu okudukça insan eskimiyor tazeleniyor. Onu okudukça
insan güçleniyor, onun için bıkmıyoruz. Peygamber Efendimize çok derin
bir sevgimiz var. Peygamberimiz ile hiç oturup konuşmadı, sohbet
etmedik, karşılaşmadık bir şekilde kitaplardan, hocalarımızdan öğrendik.
Bu sevgi nasıl oluştu? Çok enteresan görmediğimiz bir insanı çok
seviyoruz. Neden biliyor musunuz? Sevdiğimiz her şeyde onun emri,
yaşayış biçimi, gösterdiği yol var. Çocuğumuzu seviyorsak nasıl
seveceğimizi o bize gösterdi. Bütün yaşadığımız mutluluklarda onun payı
var. Onun için her sevdiğimiz, her güzel şeyde, çevremiz ile birlikte
onun sevgisi kalbimizde artıyor. Yoksa bu başka bir şekilde olmaz.
Tarihte pek çok filozof, komutan, romancı, devlet adamı geçmiş, kimisini
övüyoruz, kimisini taktir ediyoruz. Ama Peygamberimizin sevgisi çok
ayrı, her an bize mutluluk yaşatan insanın sevgisi çok ayrı.
Yaşadığınız, millet sevgisi dediğiniz, komşu sevgisi dediğiniz, dost
sevgisi dediğiniz güzellikler ondan kaynaklandı. Dünyada iki dünya
savaşı geçirdi. 17. ve 18. yüzyılda akıl ve bilim çağıydı. Biz her şeyi
akıl ve bilimle çözeriz dediler. Bunu dedikten sonra iki tane dünya
savaşı yaşadılar, yaklaşık 100 milyon insan öldü, milyonlarca insan
yaralandı ve sakat kaldı ve şu sonuca vardılar; Sadece akıl ve bilimle
olmuyor 200 yıllık bir akıl imparatorluğu vardı bu dünyada. Sadece akıl
ile olmuyor. Çünkü insanın ebedi ve ezeli soruları var. Bu dünya ne?
Koskoca kainat içerisinde bir toz parçası ve bende o toz parçasının
içerisinde bende küçücük bir şeyim. Nereye gidiyorum, sonum ne olacak?
Bunun akıl ve bilimle bir cevabı olmaz. Bunun tek cevabını Peygamberimiz
verdi, onun için bu kadar çok seviyoruz diye konuştu.
Konuşmaların ardından şiirler okunurken, ardından Marmara Üniversitesi
İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdullah Kahraman tarafından
konferans verildi. Program düzenlenen yarışmalarda dereceye girenlere
ödüllerin verilmesi ile sona erdi.